.jpg)
Benzer karikatürler ve yurtiçi yarışmalar…
Ben günlük karikatür çizen bir çizerim.
Çizilip çizilmediğini unuttuğum ve kendi düşüncemmiş gibi çizdiğim karikatürüm olmuştur.
Bu tür karikatürlerde zaten çokça şekilsel farklılıklar vardır.
Direk bu karikatürlere kopya demek yersizdir bence…
Sanatçıyız ama bunun yanında insanız…
İnsanın bulunduğu ortamda da hata kaçınılmazdır.
Önemli olan sanatçının kendi kendine tespit ettiği bu hatadan geri dönmesidir.
Gerçek sanatçının yapması da gereken budur.
Karikatür sanatında, konu benzerliği olduğu gibi şekilsel benzerlikte olmaktadır.
Anatomi çizimi olmayanlar ve acemiler genelde şekilsel kopyalamaya eğilimli olmaktadırlar.
Doyuma ulaşan veya konu kısırlığı çeken usta sanatçılarda, düşünmeye kendilerini zorlamak istemediklerinden dolayı kopyalama yöntemini seçmektedirler maalesef.
Mahkûmların kürek çekmesi, çığlık, ıssız ada, elinde kuru kafa -Shakespear, idam mangası vb. kalıplar şimdi var, daha sonrada olacaktır.
Burada önemli olan o simgeleri sanatçı özgün çalışması içinde kullanmasıdır.
Değerli çizer Muhittin Köroğlu'nun bir eserindeki idam mangası, açılan kapıdaki ışığı veya ışıktan gelecek birini kurşun yağmuruna tutmak için beklemesi, buna güzel bir örnektir.
Burada idam mangası anonim ama konunun tamamı özgündür.
25.Aydın Doğan Karikatür yarışmasında birinci olan Ahmet Öztürklevent, kürek mahkumları esprisini başka bir varyasyonla çizmiş ve mansiyon ödülü kazanmıştır.
Konu olarak ta aralarında hiçbir bağ yoktur.
Şimdi bu olaya “sanatçı kendi kendisini kopya etti” mi diyeceğiz?
Birde olaya tesadüf etme ihtimalinden de bahsetmek lazımdır.
Boyle ve Mariotte aynı çağda yaşamış, birbirlerinden haberleri olmadan aynı fizik kanununu bulan bilim adamlarıdır.
O yüzden kanunun tamamına Boyle-Mariotte denilmiş ve her iki tarafın hakkı teslim edilmiştir.
Karikatürde de bu durum söz konusu olabilir.
Böyle durumlarda yorum yaparken bu durumu da göz önünde bulundurmak gerekir.
Yukarda bahsi geçen ihtimaller ve birebir kopyacılar olabileceği göz önüne alınarak
jüriler 7–8 kişiden oluşturulur.
Bu kadar fazla olmasının nedeni , iki üç kişinin kaçırdığını diğerleri yakalasın diyedir.
Çizilip çizilmediğini unuttuğum ve kendi düşüncemmiş gibi çizdiğim karikatürüm olmuştur.
Bu tür karikatürlerde zaten çokça şekilsel farklılıklar vardır.
Direk bu karikatürlere kopya demek yersizdir bence…
Sanatçıyız ama bunun yanında insanız…
İnsanın bulunduğu ortamda da hata kaçınılmazdır.
Önemli olan sanatçının kendi kendine tespit ettiği bu hatadan geri dönmesidir.
Gerçek sanatçının yapması da gereken budur.
Karikatür sanatında, konu benzerliği olduğu gibi şekilsel benzerlikte olmaktadır.
Anatomi çizimi olmayanlar ve acemiler genelde şekilsel kopyalamaya eğilimli olmaktadırlar.
Doyuma ulaşan veya konu kısırlığı çeken usta sanatçılarda, düşünmeye kendilerini zorlamak istemediklerinden dolayı kopyalama yöntemini seçmektedirler maalesef.
Mahkûmların kürek çekmesi, çığlık, ıssız ada, elinde kuru kafa -Shakespear, idam mangası vb. kalıplar şimdi var, daha sonrada olacaktır.
Burada önemli olan o simgeleri sanatçı özgün çalışması içinde kullanmasıdır.
Değerli çizer Muhittin Köroğlu'nun bir eserindeki idam mangası, açılan kapıdaki ışığı veya ışıktan gelecek birini kurşun yağmuruna tutmak için beklemesi, buna güzel bir örnektir.
Burada idam mangası anonim ama konunun tamamı özgündür.
25.Aydın Doğan Karikatür yarışmasında birinci olan Ahmet Öztürklevent, kürek mahkumları esprisini başka bir varyasyonla çizmiş ve mansiyon ödülü kazanmıştır.
Konu olarak ta aralarında hiçbir bağ yoktur.
Şimdi bu olaya “sanatçı kendi kendisini kopya etti” mi diyeceğiz?
Birde olaya tesadüf etme ihtimalinden de bahsetmek lazımdır.
Boyle ve Mariotte aynı çağda yaşamış, birbirlerinden haberleri olmadan aynı fizik kanununu bulan bilim adamlarıdır.
O yüzden kanunun tamamına Boyle-Mariotte denilmiş ve her iki tarafın hakkı teslim edilmiştir.
Karikatürde de bu durum söz konusu olabilir.
Böyle durumlarda yorum yaparken bu durumu da göz önünde bulundurmak gerekir.
Yukarda bahsi geçen ihtimaller ve birebir kopyacılar olabileceği göz önüne alınarak
jüriler 7–8 kişiden oluşturulur.
Bu kadar fazla olmasının nedeni , iki üç kişinin kaçırdığını diğerleri yakalasın diyedir.
Böylece kimsenin emeği kimseye geçmemiş olur.
İşte benim ve birçok kişinin üzerinde durduğu konu, yurtiçi yarışmalarda jürilerin dikkatsiz davranmaları sonucu oluşan haksızlıklardır.
Hedef ve amaç, yurtdışı yarışmalarda görülmeyen bu tür hata ve haksızlıkları minimuma indirmek olmalıdır.
Nizamettin Mollasalihoğlu
İşte benim ve birçok kişinin üzerinde durduğu konu, yurtiçi yarışmalarda jürilerin dikkatsiz davranmaları sonucu oluşan haksızlıklardır.
Hedef ve amaç, yurtdışı yarışmalarda görülmeyen bu tür hata ve haksızlıkları minimuma indirmek olmalıdır.
Nizamettin Mollasalihoğlu